Sözcükte Yapı

Sözcükte Yapı

Bir bina dışarıdan bakıldığında bir bütün olarak görünür ama aslında parçaların birleşiminden oluşmuştur. Kelimeler de tıpkı binalar gibi ilk bakışta tek parçaymış gibi görünürler ama yapısında birçok parça bulundururlar.

Sözcükte yapı, sözcüklerin oluştuğu, yapıldığı, türetildiği bu parçaları; sözcüklere gelen eklerin çeşitlerini, kullanım amaçlarını inceler.

 >  Sözcükte yapı, kök, ek, gövde ve yapı bakımından kelimeler olmak üzere dört ana başlıkta incelenir:

Kök (İsim Kökleri – Fiil Kökleri)

1. İsim (Ad) Kökleri 2. Fiil (Eylem) Kökleri 3. Sesteş Kökler 4. Ortak Kökler

Kök, bir sözcüğün parçalanamayananlamlı, en küçük parçasıdır. Sözcüğün kökü bulunurken sondan başa doğru ekler çıkarılır, kalan bölüm köktür.

»dur         -ak-lar-ı-mız-dan
  Kök

Örnekte de görüldüğü gibi, atabildiğimiz her şeyi attıktan sonra elimizde kalan, daha fazla parçalayamayacağımız “dur-“, bu sözcüğün köküdür.

Kökün Özellikleri

 1.  Kök, Sözcüğün Başındadır
Türkçe, sondan eklemeli bir dildir. Türkçede bütün ekler sona gelir. Bu yüzden Türkçede kök, her zaman sözcüğün başındadır.

 2.  Kök, Ek Alırken Yapısal Değişikliğe Uğramaz
Kök, tâbi olunan; ek, tâbi olan öğedir. Başka bir deyişle Türkçede, kök sabit kalır, ek köke uyum sağlamaya çalışır. Bu yüzden kökler, ek alsalar da bir değişime uğramazlar. Ancak bu olayın bozulduğu birkaç istisnai durum vardır:

 >  Yönelme eki alan 1. ve 2. tekil kişi zamirleri ses değişimine uğrar:
ben -> bana         sen -> sana

 3.  Kök, sözcüğün tamamıyla anlam ilişkisi taşımalıdır.Örnek(ler)» balıkçılar
    Kök
Bu sözcüğü incelediğimizde anlamlı en küçük parçanın “bal” sözcüğü olduğunu görüyoruz. Ancak “bal”, kelimenin tamamıyla anlam ilişkisi taşımadığı için bu sözcüğün kökü olamaz. Bu yüzden kelimenin tümüyle anlam ilişkisi bulunan “balık” sözcüğü bu sözcüğün köküdür.

 >  Kökler, isim kökü, fiil kökü, sesteş kök ve ortak kök olmak üzere dörde ayrılır:

1. İsim (Ad) Kökleri

Varlıkların, kavramların, duyguların ismi olan köklere isim kökü denir. İsim kökleri cümle içinde “isim, zamir, zarf, sıfat, edat, bağlaç ve ünlem” göreviyle kullanılabilir. Dilimizde isim kökleri en fazla üç heceden oluşur.
)» at, bel, göz, kan, kül, o, pek, siz, sol, yol, araba, kitap…

» “içimizden” sözcüğünün anlamlı en küçük parçası “iç” sözcüğüdür. Ancak burada bahsedilen içmek fiili değil, bir şeyin içidir. Bu yüzden “içimizden” sözcüğünün kökü isim köküdür.

 >  İsim kökleri “-mak / – mek” mastar ekini almazlar.
“kalemlik” sözcüğünün anlamlı en küçük parçası yani kökü “kalem” sözcüğüdür.
“kalem” sözcüğüne “-mek” veya “-mak” eklerinden birini getiremeyiz. Bu nedenle “kalem” sözcüğü ad köküdür.

 >  Yansıma kökler de isim köklerinden sayılır.
>> cız, çat, fıs, güm, pat, şar, vız…

2. Fiil (Eylem) Kökleri

İş, oluş veya durum bildiren köklere fiil kökü denir. Fiil kökleri “-mak / – mek” mastar ekini alabilen köklerdir.
» aç-, at-, çiz-, del-, gel-, kal-, tak-, yık-, yüz-…

» “sevgi” sözcüğünün kökü “sev”dir. “sev” sözcüğüne “-mek” ekini getirdiğimizde “sevmek” olur. Mastar eki getirdiğimizde anlamlı bir sözcük elde edebildiğimiz için “sev-” fiil köküdür ve  “sevgi” fiil köklü bir sözcüktür.

» “solungaç” sözcüğünün kökü olan “solu” sözcüğü “-mak” eki alarak “solumak” olabilir. Bu nedenle “solungaç” sözcüğü fiil köklüdür.

 NOT  Fiil köklerini ad kökleri gibi tek başına yazıp söyleyemeyiz. Mastar durumundaki fiil köklerinin sonuna ya kısa çizgi (–) konur ya da “–mak, –mek” mastar eki getirilir. Fiilin sonuna konan kısa çizgi (–), “mak, mek” diye okunur. Örneğin “yırt–” fiil kökü  “yırtmak” olarak okunur.

 İPUCU  Bir sözcüğün kökünün isim kökü mü fiil kökü mü olduğunu bulmanın en kolay yolu sözcüğün köküne  “-mak / – mek” mastar eki getirip denemektir.

» “gözlük” → kökü “göz”dür → mastar eki eklersek “gözmek” olur → “gözmek” sözcüğü anlamsız olduğu için “göz” isim köküdür.

“geçit” → kökü “geç”tir → mastar eki eklersek “geçmek” olur→ “geçmek” sözcüğü anlamlı olduğu için “geç” fiil köküdür.

Yalnız bunu yaparken aşağıda anlatacağımız sesteş ve ortak kök özelliklerinin göz önünde bulundurulması gerekir.

3. Sesteş Kökler

Yazılışları aynı olmasına rağmen anlamları ve türleri farklı olan köklere sesteş kök denir.

» Bahçeye büyük bir çukur kazın.
cümlesindeki “kazın” sözcüğünün kökünü incelediğimizde kökün mastar eki alabildiğini görüyoruz. Bu nedenle sözcüğün kökü fiildir.

» Hayvanat bahçesindeki kaz elini ısırmış.
Burada ise yukarıda fiil kökü olarak kullanılan “kaz” sözcüğünün isim kökü olarak kullanıldığını görüyoruz. Çünkü burada sözü edilen kümes hayvanı olan kazdır

 UYARI  Sesteş kökler arasında anlam ilişkisi bulunmaz.

SESTEŞ KÖK İSİMFİİL
gülgülçiçek, bitkigül-gülmek
yazyazmevsim adıyaz-yazı yazmak
kankandamarlarımızdaki kırmızı sıvıkan-inanmak
varvarmevcut, bulunanvar-ulaşmak
ARALARINDA ANLAM İLGİSİ YOK

4. Ortak Kökler

Hem isim hem de fiil olarak kullanılabilen köklere ortak kök denir. Ortak kökler arasında anlam ilişkisi vardır.

ORTAK KÖKİSİMFİİL
göçgöçgöç-
tattattat-
şişşişşiş-
boyaboyaboya-
    ARALARINDA ANLAM İLGİSİ VAR


 Sesteş kök ile ortak kök arasındaki fark: 
 Sesteş kökler arasında anlam ilişkisi bulunmazken ortak kökler arasında belirgin bir anlam ilişkisi vardır.

Ek (Yapım Ekleri – Çekim Ekleri)

1.Yapım Ekleri 2. Çekim Ekleri (Çokluk Eki, Hâl Ekleri, İlgi Ekleri, İyelik Ekleri, Eşitlik Ekleri, Kip Ekleri, Şahıs Ekleri)

Sözcüklerin cümle içindeki görevlerini belirtmek ya da sözcüklerde yeni sözcük üretmek amacıyla kullanılan seslere / hecelere ek denir.

Türkçede Eklerin Özellikleri

 1.  Sözcüklere cümlede görev yüklenirken ve onlardan yeni sözcükler türetilirken öncelik yapım eklerinindir. Yapım eklerinin üzerine çekim ekleri gelir. Ama bir iki ek haricinde çekim ekinin üzerine yapım eki getirilemez.

 2.  Türkçede ekler, ünlü uyumu kurallarına uyarlar. Bu yüzden eklendikleri hece ya da sözcükteki ünlülere göre ses değişimine uğrarlar. Örneğin, belirli geçmiş zaman kipi eki bu bağlamda (-dı, -di, -du, -dü; -tı, -ti, -tu, -tü) olarak karşımıza çıkar. Ancak -yor-ken-ki-leyin-mtrak ve -gil ekleri ses değişimine uğramaz.

 3.  Ekler kendilerinden önceki sözcüklere bitişik yazılır. Yalnız, “mi” soru eki her zaman ayrı yazılır.

 >  Ekler, yapım ekleri ve çekim ekleri olmak üzere iki ana başlıkta incelenir:

1. Yapım Ekleri

Sözcüklere gelerek onlardan yeni sözcükler türeten eklerdir. Yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamını da türünü de değiştirir. Kısacası yapım eki, adından da anlaşılacağı gibi, sözcüklerden yeni sözcük yapım işini yapar.
Yapım ekleri her zaman çekim eklerinden önce gelir. Yapım eki almış bir sözcüğe türemiş sözcük ya da gövde denir.

 >  Yapım ekleri dörde ayrılır:

1.1. İsimden İsim Yapım Ekleri

İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni isimler yapan eklerdir.

»  tuz
  İsim kökü
luk
İsimden İsim Yapım Eki
» sanat
    İsim kökü
çı
İsimden İsim Yapım Eki

» -lik: zeytinlik, şekerlik, suluk, insanlık, kardeşlik
» -li: köy, nişan, renkli, mavili, bilgili, görgü
» -siz: evsiz, huysuz, akılsız, işsiz, parasız
» -cil: evcil, otçul, bencil
» -cık: kızılcık, arpacık, kulakçık, kitapçık
» -daş: meslektaş, vatandaş, arkadaş, sesteş
» -inci: üçüncü, beşinci
» -msı: acımsı, ekşimsi
» -sal: kumsal, evrensel
» -ıt: yaşıt
» -tı: horultu cıvıl

1.2. İsimden Fiil Yapım Ekleri

İsim kök veya gövdelerine gelerek fiil oluşturan eklerdir.

»  garip
    İsim kökü
se-
İsimden Fiil Yapım Eki
» kan
   İsim kökü
a-
İsimden Fiil Yapım Eki

» -le: başla-, suçla-, sula-, terle
» -al: azal-, çoğal-, düzel
» -l: doğrul-, sivril
» -a: kana-, yaşa-, türe-, boşa
» -da: fısılda-, horulda-, gürülde
» -at: yönet-, gözet
» -kır: fışkır-, haykır
» -lan: evlen
» -laş: şakalaş-, dertleş-, çocuklaş
» -(a)r: morar-, karar-, yaşar
» -se: önemse-, garipse

1.3. Fiilden İsim Yapım Ekleri

Fiil kök veya gövdelerine gelerek isim türeten eklerdir.

»  as
 Fiil kökü

Fiilden İsim Yapım Eki
» kork
  Fiil kökü
u
Fiilden İsim Yapım Eki

» -im: seçim, üretim, bölüm, çözüm, verim
» -gi: vergi, sevgi, gör, bilgi, ör, sergi, al, at
» -gın: dalgın, kızgın, bilgin, durgun, salgın
» -ı / -i: yazı, doğu, batı, gezi, tartı
» -ıcı / -ici: yırtıcı, satıcı, yapıcı, geçici, kurucu
» -ca: düşünce, eğlence
» -ecek: giyecek, yakacak, açacak
» -ak: yatak, kaçak, durak,
» -ga: bölge, bilge, süpürge,
» -gan: çalışkan, unutkan, çekingen
» -gıç: bilgiç, dalgıç, başlangıç
» -ik: kesik, açık, göçük, kırık
» -ın / -in: yığın, akın, tütün, ekin,
» -nç: gülünç, basınç, 
» -ıntı: esinti, çıkıntı, döküntü,
» -(e)r: gelir, gider, okur,
» -maca: bulmaca, kesmece
» -sel: görsel, uysal, işitsel
» -anak: gelenek, görenek, olanak, seçenek
» -ış: dik, yürüyüş
» -ıt: geçit, yakıt, ölçüt
» -ma: dondurma, danışma
» -mak: çakmak, ekmek
» -tı: belirti, kızar

1.4. Fiilden Fiil Yapım Ekleri

Fiil kök veya gövdelerine gelerek yeni fiiller türeten eklerdir.

» -t: yürüt-, anlat-, ağlat
» -(a)r: kopar-, çıkar-, uçur-, düşür
» -dır: yazdır-, açtır-, bıktır-, sordur
» -(ı)l: atıl-, yazıl-, çözül-, sorul
» -(ı)n: taran-, yıkan-, silin-, alın
» -ele: kovala-, itele
» -ı: kazı-, sürü
» -msa: anımsa-, gülümse

2. Çekim Ekleri

Sözcüklerin çekimlenerek değişik yerlerde ve görevlerde kullanılmasını sağlayan eklere çekim eki denir. Çekim ekleri, kelimenin biçimini değiştirir; anlamını değiştirmez. Eklendiği sözcüğe yeni bir anlam kazandırmaz.

Çekim ekleri, sözcüklerin diğer sözcüklerle bağ kurmasını; sözcüklerinin cümlede görev almasını; hâlini, sayısını, zamanını, şahsını belirtir. Kısaca çekim ekleri sözcüklerin cümle kuruluşunu gerçekleştirmesini sağlar. 2. tekil kişi emir kipiyle kurulan tümcelerin (Atla. Koş. Bak. Ye. …) haricinde hiçbir tümce, çekim eki olmadan kurulamaz.
Okul git         >     Okul-a git-(i)yorum            →    Okula gidiyorum.
Ağaç dal kır   >     Ağaç-ın dal-ı-(n)ı kır-lar   →    Ağacın dalını kırdılar.

 >  Çekim ekleri, getirildikleri kelimenin türüne göre, isim (ad) çekim ekleri ve fiil (eylem) çekim ekleri olmak üzere iki öbekte incelenir:

2.1. İsim (Ad) Çekim Ekleri

İsimlerin ve isim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onları diğer isimlere, edatlara, eylemlere bağlayan; cümle içindeki görevlerini belirleyen, ait oldukları kişileri belirten ve isimlerin çeşitli durumlarını bildiren eklerdir.

 >  İsim çekim ekleri şunlardır:
1. Çokluk Eki
2. Durum (Hâl) Ekleri
3. İlgi (Tamlama) Ekleri
4. İyelik (Aitlik) Ekleri
5. Eşitlik Ekleri

2.1.1. Çokluk (Çoğul) Eki (-lar / -ler)

İsimlerin sayı bakımından birden çok olduğunu belirtir.
» Martılar kanat çırptı gökyüzüne.
» Şehirler beton yığınına döndü.

 >  Çokluk eki, eklendiği sözcüğe çokluk anlamı dışında farklı anlamlar da kazandırır.
» Türkler köklü milletlerdendir. (“millet” anlamı)
» Beş yaşlarında bir çocuğu var. (“yaklaşık” anlamı)
» Bu akşam Bülent Beyler bize gelecekler. (“aile” anlamı)
» Sabahları spor yaparım. (“her” anlamı)

2.1.2. Durum (Hâl) Ekleri (-i, -e, -de, -den)

İsimlere belirtme, yönelme, bulunma ve ayrılma anlamı katan eklerdir. Dört başlıkta incelenir:

a) Belirtme durumu eki (-i / -ı / -u / -ü)

Eylemdeki işten, hareketten, oluştan etkilenen varlığı belirtir. Bu eki alan sözcük, cümlede belirtili nesne olur.
» Evi boyadım.
» Avcı balığı yakaladı.
» Külü üstüme savurdu.

 >  Türkçede iki tane “-i” eki vardır:

-i: belirtme durumu eki: Kalem-i aldı. (Neyi aldı?)
-i: iyelik eki: (onun) kalem-i

b) Yönelme durumu eki:(-e / -a)

İsme getirilen “-a, / -e” hâl ekidir.
» Hafta sonu pazara gittim.
» Erikleri üç liraya aldım.
» Sabaha dönerim.

c) Bulunma durumu eki: (-de / -da / -te / -ta)

İsimlere “-da / -de / -ta / -te” ekleri getirilerek yapılır. Durum, zaman ve yer bildirir.
» Defterimi evde unuttum.
» Yetmişinde kadından ne istedin?
» Kitabı bir solukta okudum.
» Okullar bu yıl da eylülde açılacak.

 UYARI  Bulunma durumu eki, bağlaç olan “de / da” ile karıştırılmamalıdır. Bulunma durumu eki olan “-de / -da” birleşik; bağlaç ve ilgeç olan “de / da” ise daima ayrı yazılır.


» Telefonum kardeşimde kaldı.
» Sinemaya kardeşim de gelmek istiyor.

d) Ayrılma (Çıkma) durumu eki: (-den / -dan / -ten / -tan)

İsimlere “-dan / -den / -tan / -ten” ekleri getirilerek yapılır. Yer, zaman, sebep ve karşılaştırma bildirir.
» O, yemeğini her gün evden getirir.
» Sıcaktan bayıldı. Yorgunluktan uyuyakalmış.
» Kardeşinden daha çalışkan.
» İzmir’e akşamdan gidelim.

2.1.3. İlgi (Tamlama) Ekleri (-ın / -in / -un / -ün)

Bir ismi başka bir isimle ilgili hale getirir; isimleri isimlere bağlar.
Bu ek 1. tekil ve 1. çoğul şahıs için “-im” şeklindedir: ben-im, biz-im

 >  Belirtili isim tamlaması kurar:
» Bebeğin yüzü çok sevimli.
» Kardeşim benim kalemimi almış.

2.1.4. İyelik (Aitlik) Ekleri (-m, -n, -i, -miz, -niz, -leri)

İsimlere gelerek onların kime veya neye ait olduğunu belirten eklerdir. Şahıslara göre çekimlenir.
(benim) defterim(senin) defterin(onun) defteri(bizim) defterimiz(sizin) defteriniz

(onların) defterleri

» Evimizin küçük bir bahçesi var.» Gömleğimin düğmesi kopmuş.

 UYARI  İyelik eklerini belirtme hal eki ile karıştırmamak gerekir.


» Evi yeni aldık. (o evi)

» Evi çok büyükmüş. (onun evi)

Bu iki sözcükte de “-i” eki var. Hangisi iyelik, hangisi hâl anlamak için şu soruyu sorabiliriz: “Kimin evi?”

Bu soruyu sorduğumuzda ikinci cümlenin cevap verdiğini ve “Onun evi büyükmüş.” şeklinde söylenebildiğini görüyoruz. Öyleyse “-i” eki ikinci cümlede iyelik eki, birinci cümlede ise “Neyi aldık?” sorusuna cevap verdiğinden “-i” hâl eki olarak kullanılmıştır.

Ayrıca “-i” eki almış sözcüğün başına “onun” sözcüğü getirerek de bunu anlayabiliriz.
(Onun) “Evi yeni aldık.” olmuyor, ama
(Onun) “Evi çok büyükmüş.” oluyor. Demek ki ikinci cümledeki “-i” eki, iyelik ekidir.

2.1.5. Eşitlik Ekleri (-ca / -ce / -ça / -çe)

Eşitlik ekleri, isim soylu sözcüklere gelerek onlara çeşitli anlamlar katarlar.
» Böyle çocukça davranmamalısın. (benzerlik)
» Ailece tatile gittik. (topluluk, birlikte)
» Benden boyca uzunsun. (karşılaştırma, bakımından)
» Bence sen de haklısın. (görelik, kanaat)
» Masraflarınız şirketimizce karşılanacak.” (tarafından)

2.2 Fiil (Eylem) Çekim Ekleri

Fiiller, çekimli hâlde kullanılır. İkinci tekil kişi emir çekimi hariç bütün eylemler çekim eki alarak kullanılır. Fiil çekim ekleri, fiil kök veya gövdelerine eklenerek, fiillerin zamanını, yapılış şeklini ve şahsını (eylemi yapan kişiyi) belirtirler.
Eylem çekim eklerini 2 temel grupta sınıflandırabiliriz:

1) Kip ekleri
a) Bildirme (zaman) kipi ekleri
b) Dilek kipi ekleri
2) Kişi (şahıs) ekleri

2.2.1 Kip Ekleri

Eylemin gösterdiği kılış, durum veya oluşun zamana bağlı olarak nasıl gerçekleştiğini veya gerçekleşeceğini gösteren söyleyiş kalıplarına kip adı ve­rilir.

a) Bildirme (Haber) Kipi Ekleri

Eylemin gerçekleşmesi, zaman kavramı içinde mümkündür. Zaman içinde eylem ya gerçekleşmiştir, ya gerçekleşmektedir ya da sözün söylenmesinden sonraki bir zaman diliminde gerçekleşecektir. Eylemlerin gerçekleşme zamanını bildirmek için kip ekleri kullanılır.
Dilimizde 4 temel zaman vardır, bunlar:

1) Geçmiş zaman
a) Bilinen (görülen / belirli) geçmiş zaman
b) Öğrenilen (duyulan / belirsiz) geçmiş zaman
2) Şimdiki zaman
3) Gelecek zaman
4) Geniş zaman (Tüm zamanları kapsar.)

1- Geçmiş Zaman Eki (-di, -miş)

Eylemin geçmişte yapıldığını bildiren zamandır. Bilinen (görülen / belirli) geçmiş zaman ve öğrenilen (duyulan / belirsiz) geçmiş zaman olmak üzere ikiye ayrılır.

a- Bilinen (Görülen / Belirli) Geçmiş Zaman Eki (-di / -dı / -du / -dü / -tı / -ti / -tu / -tü)


Görülen, tanık olunan, bilinen veya yapıldığından emin olunan geçmişe ait bir eylemin anlatılmasında veya bildirilmesinde kullanılır.

» Dün tüm ödevlerimi bitirdim. (Bilinen)
» Ellerini güzelce yıka. (Görülen, tanık olunan)
» Ayak sesleri yaklaşıyor, geldiler. (Duyularla kesinleşmiş)
» Cumhuriyet 1923’te kuruldu. (Bilimsel kesinlik)

b- Öğrenilen (Duyulan / Belirsiz) Geçmiş Zaman Eki (-mış / -miş / -muş / -müş)


Görülmeyen, başkasından duyulan veya bittikten sonra fark edilen geçmişe ait bir eylemin anlatılmasında veya bildirilmesinde kullanılır.

» İstanbul’a dün epeyce kar yağmış. (Başkasından öğrenilmiş.)
» Ben görmeyeli epey büyümüşsün. (Sonradan fark edilmiş.)
» Keloğlan bir de bakmış ki… (Masal üslubu. Masal ve fıkra anlatım biçiminde de “başkasından öğrenilme” anlamı vardır.)

2- Şimdiki Zaman Eki (-yor)

Halen yapılmakta olan, henüz tamamlanmamış bir eylemin anlatılmasında veya bildirilmesinde kullanılır.

» Bahçede çiçekleri suluyor.
» Bu problemi bir türlü çözemiyorum

3- Gelecek Zaman Eki (-ecek / -acak)

Gelecek zaman içerisinde bir eylemin bildirilmesinde kullanılır.

» Yarın hastaneye gideceğim.
» İşe yarın başlayacaksın.
» Bu toplantıya onu çağırmayacağız.

4- Geniş Zaman Eki (-r / -(a)r / -(e)r / -(ı)r / -(i)r / -(u)r / -(ü)r)

Eylemin geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanların tümüne ait olduğunun, yani her zaman tekrarlandığının bildirilmesinde ve genel yargıları anlatmakta kullanılır.

» Akşamları kitap okurum.
» Her yaz köyümüze gideriz.
» Dünya, Güneş’in etrafında döner.

 >  Geniş zamanın olumsuzunda diğer kiplerden çok farklı bir durum vardır. Diğer kiplere olumsuzluk eki (-ma, -me) getirildiğinde zaman eki düşmezken, geniş zamanda zaman eki düşer ve 1. tekil ve 1. çoğul kişi haricindeki kişilerde olumsuzluk eki “-maz, -mez” şeklinde kullanılır.

geldim          >          gelmedim

gelirim          >          gelmem
gelirsin         >          gelmezsin
gelir               >          gelmez
gelirsiniz      >          gelmezsiniz
geliriz            >          gelmeyiz
gelirler          >          gelmezler

b) Dilek Kipi Ekleri

Bir dileği, bir isteği, tasarlanan bir hareketi anlatan kiplerdir. Dilek kiplerinde zaman anlamı yoktur.
Dilek kipleri dörde ayrılır, bunlar:

1) Gereklilik kipi
2) Şart kipi
3) İstek kipi
4) Emir kipi

1- Gereklilik Kipi (-meli / -malı)

Eylemin yapılmasının gerekli veya zorunlu olduğunu ifade eder.

» Ödevlerini zamanında yapmalısın.
» Saha çok çalışmalıyım. 

 >  Gereklilik kipi bazen cümleye ihtimal anlamı katabilir.

» İstanbul’a varmış olmalı. (ihtimal)

2- Koşul (Şart) Kipi (-se / -sa)

Fiil kök veya gövdesine gelerek söz konusu olan işin dileğe ve şarta bağlı olduğunun bildirilmesini sağlar.

» Bu akşam sinemaya gitsek. (dilek)
» Ödevlerini bitirsen dışarı çıkmana izin verebilirim. (şart)

3- İstek Kipi (-e / -a)

Cümleye istek, dilek, temenni anlamı katar. Cümle içerisinde genelde “-elim, -eyim” şeklinde kişi eklerini almış haliyle karşımıza çıkar.

» Eğri oturup, doğru konuşalım.
» Doğum günüme eski arkadaşlarımı da çağırayım.

4- Emir Kipi ( – )

Eylemin yapılması gerektiğini emir şeklinde bildirir. Emir kipinin eki yoktur, kişi ekleriyle çekimlenir. Birinci tekil ve birinci çoğul şahsın emir çekimi yoktur.

» Biraz acele edin.
» Bu konuyu sessizce dinleyin.
» Kapalı alanlarda sigara içmeyiniz.

2.2.2 Kişi (Şahıs) Ekleri

Fiilde bildirilen iş, oluş ya da durumun kim tarafından yapıldığını belirten eklerdir. Kişi eklerin, cümlede işi yapanı yani özneyi bildirir. Kişi ekleri, fiillerde kip eklerinden sonra gelirler.

» Bugün bir saat kitap okudum.
cümlesinde “okumak” fiiline getirilen “-m” eki, fiilin kim tarafından (1. tekil kişi – ben) yapıldığını bildirmektedir.
» Bu konuyu sessizce dinleyin.
» Kapalı alanlarda sigara içmeyiniz.

Kişi (Şahıs)Fiil – Kip – Kişi EkiKişi (Şahıs)Fiil – Kip – Kişi eki
1. tekil kişi (ben)Gel – di – m1. tekil kişi (ben)Oku – malı – y – ım
2. tekil kişi (sen)Gel – di – n2. tekil kişi (sen)Oku – malı – sın
3. tekil kişi (o)Gel – di3. tekil kişi (o)Oku – malı
1. çoğul kişi (biz)Gel – di – k1. çoğul kişi (biz)Oku – malı – y – ız
2. çoğul kişi (siz)Gel – di – niz2. çoğul kişi (siz)Oku – malı – sınız
3. çoğul kişi (onlar)Gel – di – ler3. çoğul kişi (onlar)Oku – malı – lar

Gövde (İsim Gövdeleri – Fiil Gövdeleri)

1. İsim (Ad) Gövdeleri 2. Fiil (Eylem) Gövdeleri

Her türemiş sözcük bir gövdedir. Gövde, köke yapım eklerinin getirilmesiyle oluşturulur.

 >  Gövde, ad gövdeleri ve eylem gövdeleri olarak ikiye ayrılır:

1. İsim (Ad) Gövdeleri

1.1. İsimden Yapılan İsim Gövdeleri

İsim soylu sözcüklere isimden isim yapım eki getirilerek türetilen isimlerdir.
(Ad Kökü) + (Yapım Eki) = (Ad Gövdesi)

»  tuz
  İsim kökü
luk
İsimden İsim Yapım Eki

» ev-li, kuş-çu, yol-suz, baş-lık

1.2. Fiilden Yapılan İsim Gövdeleri

Fiil soylu sözcüklere fiilden isim yapım eki getirilerek türetilen isimlerdir.
(Eylem Kökü) + (Yapım Eki) = (Ad Gövdesi)Örnek(ler)

»  as
 Fiil kökü

Fiilden İsim Yapım Eki

» bak-ıcı, yak-ıt, koş-u, dur-ak

2. Fiil (Eylem) Gövdeleri

2.1. İsimden Yapılan Fiil Gövdeleri

İsim soylu sözcüklere isimden fiil yapım eki getirilerek türetilen fiillerdir.
(Ad Kökü) + (Yapım Eki) = (Eylem Gövdesi)

»  garip
    Fiil kökü
se-
İsimden Fiil Yapım Eki

» baş-la(mak), kan-a-, dara-l-, yön-el-

2.2. Fiilden Yapılan Fiil Gövdeleri

Fiil soylu sözcüklere fiilden fiil yapım eki getirilerek türetilen yeni fiillerdir.
(Eylem Kökü) + (Yapım Eki) = (Eylem Gövdesi)

» gez
    Fiil kökü
dir-
Fiilden Fiil Yapım Eki

» yak-tır(mak), silk-ele-, sür-ü-, yık-ıl-

 >  Bütün gövdeler, kök durumundaki sözcüklere yapım eki getirilerek oluşturulmuştur. Bu gövdelere de yapım ekleri getirilerek yeni gövdeler oluşturulabilir:

» göz-et -> gözet-im, gözet-le-
» bak-ıcı -> bakıcı-lık
» silk-ele -> silkele-(y)-ici

Yapı Bakımından Sözcükler

1. Basit Sözcükler 2. Türemiş Sözcükler 3. Birleşik Sözcükler (Birleşik İsim, Birleşik Fiiller)

Yapılarına göre kelimeler, basit kelimeler, türemiş kelimeler ve birleşik kelimeler olmak üzere üç ana grupta incelenir:

1. Basit Kelimeler

Yapım eki almamış sözcüklerdir. Bu tür sözcükler çekim eki alabilir. Yapım eki almadıklarından bunlar daima kök durumunda bulunur.

» Ağacın dalına kuşlar kondu.
Bu cümlede eklerin tamamı çekim ekidir. Dolayısıyla bu cümledeki tüm sözcükler basit yapılıdır.

» Masasında kitaplar vardı.
Bu cümledeki bütün isimler yapım eki almadıkları için basit yapılıdır.

» Kış bu yıl erken geldi.
Bu cümledeki fiil  basit yapılıdır.

2. Türemiş Kelimeler

Kök ya da gövdelere yapım eki getirilerek oluşturulan yeni sözcüklerdir. Türemiş sözcükte en az bir tane yapım eki bulunur. Türemiş sözcüklere “gövde” de denir.

(Türemiş Sözcük) = (Kök) + (Yapım Eki)

» ev – li → evli
» yol – cu –  luk → yolculuk
» ört – ü – lü → örtülü
» sor – u – lar → sorular
Yukarıdaki sözcüklerde altı çizili ekler yapım ekidir. Kök veya gövdelere gelerek yeni bir kelime türetmiştir. Dolayısıyla yapım eki alarak oluşan bu yeni kelimeler türemiş kelimelerdir.

» Mert’le on yıl önce tanıştık.
» Bahçedeki çiçekleri suladı.
Yukarıdaki cümlelerde altı çizili fiiller yapım eki yapım eki aldığı için türemiş yapılıdır.

» Babamın çalışma masası çok düzenlidir.
» Durakta öğrenciler servis bekliyor.
Yukarıdaki cümlelerde altı çizili isimler yapım eki yapım eki aldığı için türemiş yapılıdır.

3. Birleşik Kelimeler

Yeni bir kavramı karşılamak üzere, birden fazla sözcüğün bir araya gelip kaynaşmasıyla oluşan sözcüklere birleşik sözcük denir.

» “Ata + Türk → Atatürk
bu sözcükte “Ata” ve “Türk” sözcükleri bir araya gelerek yeni bir kelime oluşturmuştur.  İki farklı sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan bu tür sözcüklere birleşik sözcükler diyoruz.

» ne + asıl → nasıl
» demir + baş → demirbaş
» Afyon + kara + hisar → Afyonkarahisar

 >  Birleşik sözcükleri, yapılarına göre ve oluşumlarına göre olmak üzere iki farklı açıdan ele alıyoruz:

3.1. Yapılarına Göre Bileşik Kelimeler

Birleşik sözcükler, birleşik isim ve birleşik fiil olmak üzere iki farklı yapıdadır.

3.1.1. Birleşik İsim

En az iki sözcükten oluşan isimlerdir. Birleşik isimler farklı yollarla oluşturulabilir:

 >  İsim tamlaması yoluyla
» denizaltı
» hanımeli
» gökkuşağı
» ateşböceği

 >  Sıfat tamlaması yoluyla
» Akdeniz
» Acıgöl
» Eskişehir

 >  Bir isimle bir fiilin kaynaşmasıyla
» bilgisayar
» imambayıldı
» gecekondu
» ateşkes

 >  İki fiilin kaynaşmasıyla
» çekyat
» dedikodu
» biçerdöver
» kapkaç

3.1.2. Birleşik Fiil

En az iki sözcükten oluşan fiillerdir. Birleşik eylemler üçe ayrılır:

1) Yardımcı Eylemle Yapılan Birleşik Fiiller

İsim soylu sözcüklerden sonra gelen “etmekolmakkılmakeylemek ve buyurmak” yardımcı eylemlerinin kendisinden önceki isimle birleşmesiyle oluşur.
» Sevdiğim için bu mesleği tercih ettim.
» Sınavdan yüksek puan alınca mutlu oldu.
» Adam, etrafındakilere sürekli emir buyuruyordu.
» Mevla bize yardım eylesin.
» Dili sade kullanarak sözü etkili kılmış.

 UYARI  Yardımcı eylemle birleşik fiil oluşturulurken ses türemesi veya ses düşmesi olursa yardımcı fiile isme bitişik yazılır.


» Ayrılığın acısını derinden hissetti. (his + etmek → hissetmek )
» Marketi oğluna devretti. (devir + etmek → devretmek)

2) Kurallı Birleşik Fiiller

İki kelimenin belli kurallara göre birleşmesiyle oluşan birleşik fiillerdir. Kurallı birleşik fiillerde, kendi anlamından uzaklaşarak ana fiile “yeterlik, tezlik, yaklaşma, sürerlik” gibi anlamlar katar. Kurallı birleşik fiiller her zaman birleşik yazılır.

 >  Kurallı birleşik fiiller dörde ayrılır:

a. Yeterlilik Fiili

Bir fiile “ebil(mek)” yardımcı fiili getirilerek yapılır. Cümleye “gücü yetme” veya ihtimal” anlamı katar. Soru olarak kullanıldığı bazı durumlarda “rica” anlamı katar.
» Öğretmeniyle konuşabilmiş.
cümlesinde “konuşabilmek” sözcüğü yeterlilik birleşik fiilidir. “Bilmek” fiili normalde “bir şey üzerinde bilgisi olmak” anlamı taşır. Ancak burada bu anlamı yitirerek “konuşmak” fiiline ” gücü yetebilme, yapabilme” anlamı katmıştır.
» Babam iki bavulu aynı anda taşıyabiliyor. (Gücü yetme)
» Bu yıl kış geç gelebilir. (İhtimal)
» Mektubu okuyabildin mi? (Gücü yetme, yapabilme)
» Biraz daha sessiz olabilir misiniz? (Rica)

 >  Yeterlilik fiilinin olumsuzu iki şekilde yapılır:

Yeterlilik fiili gücü yetmezlik, yapamama anlamı taşıyorsa “ebilmek” yardımcı fiilinin “bilmek” kısmı atılır, onun yerine “-ma, -me” olumsuzluk eki “ama(mak), eme(mek)” şeklinde getirilir:
Başarabilirim             → Başaramam
abilirim                 → Açamam
Okuyabilir                 → Okuyamaz

Yeterlilik fiili gücü yetmezlik, yapamama ihtimali içeriyorsa :
Yazabilirim               → Yazamayabilirim
Gelebilirim                → Gelemeyebilirim

b. Tezlik Fiili

Bir fiile “iver(mek)” yardımcı fiili getirilerek yapılır. Cümleye “çabukluk (tezlik), birdenbirelik ve kolaylık ” anlamı katar.
» Penceredeki güvercin pır diye uçuverdi.
cümlesinde “uçuvermek” sözcüğü tezlik birleşik fiilidir. “Vermek” fiili normalde “yakınındaki nesneyi başkasına iletmek, ulaştırmak” anlamı taşır. Ancak burada bu anlamı yitirerek “uçmak” fiiline “birdenbire uçtu” anlamı katmıştır.
» Dağ gibi bulaşığı yıkayıverdi. (Çabukluk)
» Öğretmenimiz zor soruyu çözüverdi. (Kolayca)

 >  Tezlik fiilinin olumsuzu iki şekilde yapılır: “-ma, -me” olumsuzluk eki ya yardımcı fiilden sonra getirilir ya da ana fiilden sonra getirilir.
“ebilmek” yardımcı fiilinin “bilmek” kısmı atılır, onun yerine “-ma, -me” olumsuzluk eki “ama(mak), eme(mek)” şeklinde getirilir:

Olumlu1. Olumsuz2. Olumsuz
AlıverdiAlıvermediAlmayıverdi

Ancak iki olumsuz biçim arasında anlam farkı vardır. Birinci olumsuz biçiminde “tezlik” anlamı ağırlıktadır. İkinci olumsuz biçiminde ise “önemsememe” anlamı ön plandadır.

c. Sürerlik (Süreklilik) Fiili

Ana fiile “edur(mak)”, “ekal(mak)” ve “egel(mek)” yardımcı fiillerinin getirilmesiyle oluşur. Cümlelere işin, oluşun hareketin bitmediği, devam ettiği anlamı katar.

» Siz resimli kitaplara bakadurun.
cümlesinde “bakadurmak” sözcüğü sürerlik birleşik fiilidir. “Bakmak” ana fiiline “adurmak” getirilerek “bakadurmak” fiili elde edilmiştir. Fiilde “bakmaya devam edin” anlamı vardır.
» Koltuğun üzerinde uyuyakalmış.
» Bu gelenek nesilden nesile süregelmiş.

 >  Sürerlik fiilinin olumsuz biçimi yoktur.

d. Yaklaşma Fiili

Bir fiile “eyaz(mak)” yardımcı fiili getirilerek yapılır. Fiile “hemen hemen, az kalsın” anlamı katar. Fiilin gerçekleşmesine çok yaklaşıldığı anlamı taşıdığı için buna “yaklaşma fiili” adı verilmiştir.
» Bir genç havuzda boğulayazdı.
cümlesinde “boğulayazmak” sözcüğü yaklaşma birleşik fiilidir. “Boğulmak” ana fiiline “ayazmak” getirilerek oluşturulmuştur. Fiilde “az kalsın boğuluyordu, boğulmaya çok yaklaştı” anlamı vardır.
» Kardeşim yolda yürürken düşeyazdı.

 >  Yaklaşma fiilinin olumsuz biçimi yoktur.

3) Deyimleşmiş (Anlamca Kaynaşmış) Birleşik Fiiller

En az iki sözcüğün genelde gerçek anlamından uzaklaşarak kaynaşmasıyla oluşan fiillerdir. Deyimler anlamca kaynaşmış birleşik fiiller grubuna girer.
» Odunların depoya taşınmadığını görünce küplere bindi.
cümlesinde “küplere binmek” sözünde “küp” sözcüğü ile “binmek” fiili anlamca kaynaşıp kalıplaşmıştır. Bu sözcükler gerçek anlamından uzaklaşıp mecazlaşarak bir deyim oluşturmuştur. Dolayısıyla “küplere binmek” sözü deyimleşmiş (anlamca kaynaşmış) birleşik fiildir.
» Onun söylediklerine artık kulak asmıyorum.
» Masanın üzerindeki gazetelere göz gezdirdi.
» Bunları söylemeye dilim varmıyor.

3.2. Oluşumlarına Göre Birleşik Kelimeler

Bileşik sözcükler üç yolla oluşur:

3.2.1. Anlam Kayması Yoluyla Oluşanlar:

Bu yolla oluşan bileşik sözcüklerde üç farklı durum söz konusudur:

a) Tüm bileşenlerinin gerçek anlamından uzaklaştığı bileşik sözcükler: balıksırtı(desen), tavukgöğsü(tatlı), yavruağzı(renk), aslanağzı(çiçek)

 >  Bu sözcükler, kendilerini oluşturan sözcüklerin karşıladığı kavramlardan ayrı, yepyeni bir kavramı karşılamaktadır; bileşen sözcüklerin kendi gerçek anlamları ile oluşturdukları bileşik sözcüğün anlamı arasında bire bir ilgi kurulamaz.
Örneğin, “aslanağzı” bileşik sözcüğünü ele alacak olursak; aslan bir hayvan adı, ağzı da bir organ adıdır. Bu iki sözcüğün oluşturduğu aslanağzı ise bir çiçek adıdır ve bu sözcüğün aslanla ya da ağızla bir ilgisi yoktur. Ancak bu iki sözcük birlikte düşünüldüğünde aslanağzı sözcüğü; aslanın ağzını anımsatması itibariyle (benzetmeden yola çıkarak) normalde birbiriyle ilgisi olmayan bu iki sözcüğün birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

b) Birinci sözcüğün gerçek anlamından uzaklaştığı bileşik sözcükler:

adamotu, başköşe, sigaraböreği, kuşüzümü, tozpembe

c) İkinci sözcüğün gerçek anlamından uzaklaştığı bileşik sözcükler: gökyüzü, aşçıbaşı, giyimevi, rüzgargülü, gökkuşağı

3.2.2. Ses Değişimi Yoluyla Oluşanlar:

Birleşik sözcüğü oluşturan sözcüklerden, birincisinin son sesinde ve ikincisinin ilk sesinde ses düşmesihece düşmesi oluşması veya bu iki sözcük arasında kaynaşma meydana gelmesi sonucunda oluşur.
kahve  + altı      > kahvaltı
cuma  + ertesi > cumartesi
ne       + ise      > neyse
bu       + ile       > böyle
pek     + iyi        > peki
ne       + için     > niçin

3.2.3. Tür Değişimi Yoluyla Oluşanlar:

Bileşen öğeler, bileşik sözcük durumuna geldiklerinde hangi sözcük türünden olurlarsa olsunlar, isim soylu sözcüğe dönüşürüler.
Örnek(ler)kaptı     +    kaçtı    >    kaptıkaçtı
eylem          eylem                ad

gece     +    kondu    >    gecekondu
belirteç        eylem                   ad